Henüz Steve Jobs ́ı tanımadığımız yıllardı. Dünyanın gözde markası Apple, Türkiyede satışa çıkmadan önce iki elin parmağı kadar kişiye eğitim verdi. O eğitim alan 11 kişiden biriydi. Apple vazgeçemediklerinden oldu. Ama çok geçmeden ekranını kaplayan sanal çimenlerin kokmadığını farketti. Gerçek olanı, doğayı seçti. Şehir dışında bir süre bir insana, bir çocuğa, bir çok ağaca, farklı kuşlara, rengarenk sayısız çiçeğe baktı. Yaşadığı doğayı başkalarına sunmayı iş edindi. Her zaman baktığı bir Apple’ı oldu. Ama bahçesi, saksısı, yürüdüğü patikalar topraktı. Sonunda toprağın çamura, çamurun dönüşerek hayata katıldığını gördü. O gün bu gün, toprağa dokunuyor Sibel Niksarlı.

Uzun zamandır şehirde yaşayan Niksarlı heykel çalışmalarına Çengelköy ́deki atölyesinde devam ediyor ve aynı zamanda Işık Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Görsel Sanatlar bölümü Meriç Hızal Atölyesinde heykel egitimini de basarıyla tamamlamıştır.

 

 

Those were the days - before Steve Jobs and Apple, the world ́s favourite brand. A few selected people were trained by Apple before its launch in Turkey. Sibel was one of those 11 people.

A future with the world ́s favourite brand beckoned and Apple became a major part of Sibel ́s life. But it wasn ́t enough. Nature caught her imagination. The virtual grass on the Apple screen was green but it didn ́t smell.

She chose the reality and moved to the countryside. She observed the nature in all its glory. The flowers, the birds and the animals all touched her soul.

She experimented how the earth tranforms into mud and mud into the life. Discovered a hidden talent to sculpt from clay. Since then Sibel is shaping the clay.

Sibel has been living in the city for some time now. After completing her degree on Sculpture in association with Prof. Meriç Hızal at the Faculty of Fine Arts of Işık University, she carries on realizing her work at her atelier in Istanbul.